BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 14.00

30 Mayıs 2001 Çarşamba

BAŞKAN: Başkanvekili Ali ILIKSOY

KÂTİP ÜYELER: Mehmet BATUK (Kocaeli), Levent MISTIKOĞLU (Hatay)

-----0-----

BAŞKAN- Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 110 uncu Birleşimini açıyorum.

YO K L A M A

 

BAŞKAN – Elektronik cihazla yoklama yapacağım ve yoklama için 5 dakikalık süre vereceğim.

 Sayın milletvekillerinin, oy düğmelerine basarak salonda bulunduklarını bildirmelerini, bu süre içerisinde elektronik sisteme giremeyen arkadaşlarımızın, salonda hazır bulunan teknik personelden yardım istemelerini, buna rağmen sisteme giremeyen arkadaşlarımızın, aynı süre içerisinde yoklama pusulalarını Başkanlığımıza ulaştırmalarını rica ediyor ve yoklama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

 

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayımız vardır; görüşmelere başlıyoruz.

Alınan karar gereğince, sözlü soruları görüşmüyor ve gündemin “Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler” kısmına geçiyoruz.

Önce, yarım kalan işlerden başlayacağız.

 

 

İzmir Milletvekili Rıfat Serdaroğlu’nun; İstanbul Milletvekili Bülent Akarcalı’nın; Amasya Milletvekili Ahmet İyimaya’nın; Ankara Milletvekili Yıldırım Akbulut’un; Şırnak Milletvekili Mehmet Salih Yıldırım’ın; Gaziantep Milletvekili Ali Ilıksoy, Konya Milletvekili Ömer İzgi ve Ankara Milletvekili Nejat Arseven’in; İstanbul Milletvekili Ziya Aktaş ve 42 Arkadaşının;  Zonguldak Milletvekili Hasan Gemici’nin ve İzmir Milletvekili Işılay Saygın’ın; Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifleri ve Anayasa Komisyonu Raporu (2/94, 2/232, 2/286, 2/307, 2/310, 2/311, 2/325, 2/442, 2/449) (S.Sayısı: 527)

BAŞKAN - 10.1.2001 tarihli 42 nci Birleşimde, İçtüzüğün 88 inci maddesine göre komisyona geri verilen Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Tekliflerinin görüşülmeyen maddeleriyle ilgili komisyon raporu Başkanlığa verilmediğinden, teklifin müzakeresini erteliyoruz.

Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu Tasarısının müzakeresine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/851) (S. Sayısı: 669)

BAŞKAN - Komisyon?.. Yok.

Ertelenmiştir.

Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun, Basın Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu raporunun müzakeresine kaldığımız yerden devam edeceğiz.

 

8. - Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun, Basın Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Anayasa Komisyonu Raporu (1/705) (S. Sayısı: 682)(x)

BAŞKAN - Komisyon?.. Hazır.

Hükümet?.. Hazır.

6 ncı maddenin görüşmeleri tamamlanmıştı.

Şimdi, 6 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... 6 ncı madde kabul edilmiştir.

7 nci maddeyi okutuyorum:

 

MADDE 7. – 3984 sayılı Kanunun 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madde 12. – Üst Kurulun gelirleri şunlardır;

a) Özel radyo ve televizyon kuruluşlarından alınacak TV kanal ve radyo frekansı yıllık tahsis bedelleri,

b) Özel radyo ve televizyon kuruluşlarının yıllık brüt reklam gelirlerinden % 5 oranında ayrılacak paylar,

c) Gerektiğinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı bütçesinin transfer tertibinde yer alacak ödenek.

Özel radyo ve televizyon kuruluşlarından alınacak yayın izin ve lisans ücretleri Hazineye gelir kaydedilir.

 

Üst Kurul, gerektiği takdirde her yıl için yapacağı işlerin programını hazırlayarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı bütçesinden verilmesi gereken ödenek tutarını Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunar.

Üst Kurulun bütçesi ve kadro cetvelleri Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı bütçesi ile birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunda incelenir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülerek karara bağlanır.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun yıllık bütçesinden harcanmayan miktar, yıl sonunda yurt içinde kültür ve tabiat varlıklarının, yurt dışında Türk kültür varlıklarının korunması ve ihyası amacıyla Kültür Bakanlığı adına bir kamu bankasında açılan hesaba aktarılır. Bu hesaptan yapılacak harcamalara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine tâbi değildir. Üst Kurulun alım-satım, kiralama, taşıma ve sair tedarik işlerine ilişkin işlemleri bir yönetmelik ile düzenlenir.

Üst Kurul, radyo ve televizyonların reklam gelirlerinin, aracı kurumların hesaplarıyla birlikte denetlenmesini Maliye Bakanlığından talep eder.”

 

BAŞKAN- 7 nci maddeyle ilgili olarak, Fazilet Partisi Grubu adına, Trabzon Milletvekili Sayın Şeref Malkoç. (FP sıralarından alkışlar)

Süreniz 5 dakika Sayın Malkoç; buyurun.

 

 

FP GRUBU ADINA ŞEREF MALKOÇ (Trabzon)- Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; görüşülmekte olan 682 sıra sayılı tasarının 7 nci maddesi üzerinde Fazilet Partisinin grup görüşlerini sunmak üzere huzurunuzdayım; partim ve şahsım adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu önümüzdeki metnin, kanunun, tasarının bir benzeri, 1998 yılında Sayın Mesut Yılmaz Başbakanken Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edildi; ancak, Genel Kurulda maddelerine geçilip geçilmemesi oylandığında, maddelerine geçilmemesi üzerinde karar verildi. Daha sonra, 57 nci hükümet döneminde, 2000 yılının Haziran ayında, bu tasarı, tekrar Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edildi; yine, Anayasa Komisyonunda, bu tasarının sakıncaları dikkate alınarak, tasarının iyileştirilmesi için alt komisyon kuruldu ve aradan geçen sekiz ay zarfında gündeme alınmadı. Fakat, bu ay içerisinde, alelacele Anayasa Komisyonunun gündemine geldi ve yıldırım hızıyla Anayasa Komisyonundan geçerek, Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderildi.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündeminde bu milletin bekleyen acil sorunlarının çözümü için çok güzel tasarı veya teklifler var; ancak, bunlar dururken, ne hikmetse, medya patronlarının devlet ihalelerine girmelerinin dışında, başka hiçbir kimseye faydası olmayan bu tasarı gündeme geldi.

Değerli arkadaşlarım, onbeş günden beri Genel Kurulu hep beraber yaşıyoruz ve 72 milyonluk bu millet Genel Kurulu televizyonları başında takip ediyor. Genel Kurulun bu tasarıyla ilgili niyeti, görüşü, aslında, onbeş günden beri burada sergileniyor; fakat, araya fasılalar girdikçe, öyle zannediyorum ki, özellikle, iktidar partilerine mensup arkadaşlarımız, genel başkanlarının uyarıları sayesinde, ayakları kendilerini Genel Kurula çekmese bile, istemeye istemeye geliyorlar.

Değerli kardeşlerim, tekrar ifade ediyorum; görüştüğümüz bu tasarının, medya patronlarının devlet ihalelerine girmesinden başka kimseye faydası yoktur; ne inim inim inleyen esnafa faydası vardır, ne köylüye vardır, ne memura vardır, ne de milyonlara varan işsize bunun faydası vardır.

O açıdan, ben öyle inanıyorum ki, yine, bu tasarı bugün de görüşülemeyecek, karar yetersayısı bulunamayacak veya toplantı yetersayısı bulunamayacaktır. Çünkü, bu Mecliste bulunan arkadaşlarımızın büyük bir çoğunluğu, bu tasarının millete faydası olmadığı kanaatindedir.

Üzerinde konuştuğum 7 nci madde, RTÜK’ün gelirlerini belirlemektedir. Üst Kurulun gelirleri, radyo ve televizyon kanallarından yıllık olarak alınacak olan gelirlerle ifade edilmiş. Benim asıl üzerinde durmak istediğim husus, özel radyo ve televizyon kuruluşlarının yıllık brüt reklam gelirlerinden alınan yüzde 5 paylardır.

Değerli arkadaşlarım, ulusal radyo veya televizyonların gelirleri fena değildir; bunlar, öyle veya böyle başka kaynaklardan da finanse edilerek hayatiyetlerini devam ettirmektedirler.

Anadolu’nun değişik yerlerinde Kars’ından Edirne’sine, Hatay’ından Trabzon’una, Kayseri’sinden Amasya’sına varıncaya kadar yerel radyo ve televizyonlar zaten maddî sıkıntı içerisindedirler; kıt kanaat geçinmektedirler; kasaplardan, manavlardan, bakkallardan aldıkları 2 kuruşluk reklamları sayesinde ayakta durmaktadırlar. O açıdan, bu yüzde 5’lik payın onlardan alınmaması gerekir. Değerli arkadaşlarım, bu konuda önergemiz var; öyle umut ediyorum ki, bu önergeye vereceğiniz destekle, en azından, devenin eğrilerine benzeyen bu tasarının bir bölümü düzeltilmiş olacak.

Muhterem arkadaşlarım, bir hususu daha belirtmek istiyorum: Bakın, bu tasarı, Anayasanın 2 nci maddesine, Anayasanın 133 üncü maddesine ve Anayasanın 167 nci maddesine kesin olarak aykırıdır. Bu tasarının buradan geçmeyeceği kanaatindeyiz; şayet geçerse, Sayın Cumhurbaşkanının bunu geri çevireceği kanaatindeyiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – 1 dakika içinde toparlar mısınız efendim...

ŞEREF MALKOÇ (Devamla) – Eğer, Sayın Cumhurbaşkanı bunu onaylamak mecburiyetinde kalırsa, açık ve net olarak ifade ediyorum, biraz önce saydığım Anayasanın üç maddesine aykırıdır.

Değerli arkadaşlarım, biz, Anamuhalefet Partisi olarak, bir grup hukukçu arkadaşla, haftanın günlerinin büyük bir kısmı sizin yaptığınız yanlışlar için Anayasa Mahkemesine dilekçe yazmakla geçiyor. O açıdan, gelin, bu yanlışlıklardan vazgeçin. Bakın, çıkardığınız kanun hükmündeki kararnamelerden veya kanunlardan 50 tanesi Anayasa Mahkemesine gitti; 36’sı sonuçlandı; 33’ü aleyhinize bitti. O açıdan, yol yakınken kendinizi zora sokmayın, milletin zararına olan, aleyhine olan bu tasarıyı geri çekin diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (FP ve DYP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Doğru Yol Partisi Grubu adına, Antalya Milletvekili Sayın Mehmet Baysarı.

Buyurun. (DYP sıralarından alkışlar)

Süreniz 5 dakika.

DYP GRUBU ADINA MEHMET BAYSARI (Antalya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 682 sıra sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun, Basın Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 7 nci maddesi üzerinde Doğru Yol Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Partim ve şahsım adına hepinizi saygıyla selamlarım.

Değerli milletvekilleri, yine, rüzgâr gibi gelip, komisyondan jet hızıyla çıkan ve Genel Kurul gündemine alınan bir yasa tasarısıyla karşı karşıya bulunuyoruz.

Hükümet, bu defa da bizi şaşırtmadı, bu kez de genel usulün dışına çıktı ve bu tasarıyı, Meclise sevk eder etmez komisyondan geçirip, bir günde komisyondan geçirip, hemen basılıp dağıtıldıktan sonra, 48 saat geçmeden gündeme alınamayacağına dair İçtüzük hükmüne rağmen, Danışma Kurulunu toplayıp, grup önerisiyle gündeme aldırdı.

Esasen 14.6.2000 tarihinde Meclise sevk edilen bu tasarı, o tarihte de öncelikle gündeme alınmış, Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa Komisyonunda tartışılmış ve konunun önemine binaen, hassasiyetine binaen daha detaylı incelenmesi, iddiaların değerlendirilmesi ve AB normlarıyla uyumlu olup olmaması, özgürlüklere ve demokratik ilkelere uygun olup olmaması, hatta bu konuda gelişmiş demokrasilerin kabul ettiği kriterlerin neler olduğunun araştırılması amacıyla, Anayasa Komisyonumuzun çok değerli hukukçularından oluşan bir alt komisyon kuruldu.

Alt komisyon, araştırma ve incelemelerini tamamlamadan, alt komisyon raporu beklenmeden, alt komisyondaki eksiklikler dahi tamamlanmadan, bu kez, her ne hikmetse, her nasıl bir gelişme yaşanmışsa, komisyon gündemine alınıp, aynı gün alelacele komisyondan geçirilmiş ve basıldıktan sonra 48 saat geçmeden de gündeme alınıp görüşmelere başlanmıştır.

Değerli milletvekilleri, şimdi, kamuoyunda kulaktan kulağa dolaşan, birilerinin, iktidarı oluşturan partilerin sayın genel başkanlarına birer mektup yazarak, RTÜK Yasasının derhal çıkarılması gerektiğini bildirdiği şeklindeki sözlere inanmak mümkün değildir; zira, bizim hükümetimiz, bizim ülkemizde iktidar, kişilerden gelen istekleri ve direktifleri kale almaz. Bizim ülkemizdeki iktidar, olsa olsa milletten gelen, demokratik kitle örgütlerinden gelen, toplumun geniş halk kitlelerinden gelen, kamu çalışanlarından gelen, sendikalardan gelen, esnaf kuruluşlarından gelen, özellikle de çiftçilerden gelen istekleri dinler, onların sorunlarına çözüm bulmaya çalışır ve onların dertlerine öncelikle çözüm arar; yoksa, tek tek kişilerin istekleri, hiçbir zaman, çiftçimizin, esnafımızın sorunlarının önüne geçemez.

Değerli milletvekilleri, geçen hafta, kürsüden gündemdışı söz alan değerli Edirne Milletvekilimiz Sayın Evren Bulut “çiftçilerimiz için çok gerekli olan tarım sigortası kanununun çıkarılması için uzun yıllardan bu yana uğraş verdiğini, Trakya’nın Edirne İli Milletvekili olarak, âdeta çırpındığını, 9 yıldan bu yana Trakya çiftçisinin yağmur ve dolu nedeniyle canının yandığını, ürününün zarar gördüğünü, bu nedenle de, çıkarılacak olan yasanın çiftçimizin dertlerine bir nebze olsun merhem olacağını, Sayın Tarım ve Köyişleri Bakanımızın da kanunun çıkması için iki yıl önce söz verdiğini, fakat, bugüne kadar, bir türlü sıra gelerek, kanunun Genel Kurul gündemine alınmadığını” ifade etmiştir. Öyle anlaşılıyor ki, hükümetimiz, çiftçinin bu acil ihtiyaç halini RTÜK’ten daha önemli bulmamaktadır. Şu hale göre, hükümetimizin, bu kanunu önümüzdeki en yakın zamanda, mesela, bir 20 yıl içinde Genel Kurul gündemine alacağını söyleyebiliriz.

Değerli milletvekilleri, ülkemizin, milletimizin bunlara layık olduğuna inanmıyorum.

Değerli milletvekilleri, 7 nci maddeyle, 3984 sayılı RTÜK Kanununun 12 nci maddesinde değişiklik yapılmış, bu değişiklikler, RTÜK’ün gelirleri belirlenmiştir. Önceki yasada “malî kaynaklar ve bütçe” iken, şimdi “Üst Kurulun gelirleri” adını almıştır. Düzenlemeyle, TRT’nin brüt reklam gelirlerinin yüzde 5’i RTÜK gelirlerinden çıkarılmıştır. Böylece, TRT’ye, aynı işi yapan radyo ve televizyonlar karşısında bir ayrıcalık tanınmıştır. İktidar kendi kontrolündeki bir televizyona, bu ayrıcalığı tanıyarak, Anayasa önündeki “eşitlik” ilkesini ihlal etmiştir. Tüm radyo ve televizyonlar, brüt reklam gelirlerinin yüzde 5’ini Üst Kurula verirken, TRT bundan muaf tutulmak istenmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Baysarı, 1 dakika içerisinde toparlayınız.

Buyurun.

MEHMET BAYSARI (Devamla) – Değerli milletvekilleri, ülkemiz radyo ve televizyonlarının yıllık reklam gelirlerinin 450 milyon dolar olduğu, bunun yüzde 5’inin Üst Kurula aktarılacağı ve Üst Kurulun diğer bir geliri olarak radyo ve televizyonların frekansı yıllık tahsis bedelleri de göz önüne alındığı takdirde çok büyük bir gelirinin olduğu ve böyle bir kuruluşun, alım veya satımlarda ve yapacağı ihalelerde şeffaflık açısından 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine tabi olması gerektiği kanaatini taşımaktayım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yukarıda anlattığım gerekçelerle, tasarının 7 nci maddesiyle değiştirilen 12 nci maddenin bu haliyle yasalaşması, hem eşitlik ilkesine aykırıdır hem de hakkaniyete uygun değildir. Bu nedenle, bu konudaki uyarılarımızın göz önüne alınması dileğiyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (DYP ve FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Baysarı.

Sayın milletvekilleri, madde üzerinde 5 önerge verilmiştir; 1’i hükümete aittir. Milletvekillerinden gelen önergelerden, geliş sırasına göre ilk 3’ünü işleme alacağım, İçtüzüğün 87 nci maddesine göre 1’ini işleme alma şansımız yok.

Şimdi, önergeleri, geliş sıralarına göre okutup, aykırılık derecelerine göre işleme alacağım.

Önergeleri okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 682 sıra sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun, Basın Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 7 nci maddesinde yer alan “Üst Kurulun gelirleri şunlardır” başlıklı ilgili 12 nci maddesinin “Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun yıllık bütçesinden harcanamayan miktar” şeklinde başlayan beşinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Saygılarımızla.

Saffet Arıkan Bedük    Ahmet İyimaya            Mehmet Gölhan

            Ankara            Amasya              Konya

            İbrahim Konukoğlu Mahmut Nedim Bilgiç   Mehmet Ali Yavuz

        Gaziantep         Adıyaman              Konya

Ali Rıza Gönül        Halit Dağlı

              Aydın               Adana

“Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun yıllık bütçesinden harcanamayan miktarın yüzde 95’i yıl sonunda, yurt içinde kültür ve tabiat varlıklarının, yurt dışında Türk kültür varlıklarının korunması ve ihyası amacıyla Kültür Bakanlığı adına, yüzde 5’i Anadolu basınının güçlendirilmesi ve hizmetiçi eğitimi için Gazeteciler Federasyonu adına bir kamu bankasına yatırılır. Bu hesaptan yapılacak harcamalara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.”

BAŞKAN – İkinci önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

682 sıra sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun, Basın Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 7 nci maddesiyle değiştirilen  12 nci maddeyle düzenlenen Üst Kurulun gelirlerinin düzenlendiği maddede yer alan “Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun yıllık bütçesinden harcanmayan miktar, yıl sonunda yurt içinde kültür ve tabiat varlıklarının, yurt dışında Türk kültür varlıklarının korunması ve ihyası amacıyla Kültür Bakanlığı adına bir kamu bankasında açılan hesaba aktarılır” şeklindeki fıkranın “Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun yıllık bütçesinden harcanmayan miktar, yıl sonunda yurt içinde kültür ve tabiat varlıklarının, yurt dışında Türk kültür varlıklarının korunması ve ihyası amacıyla Kültür Bakanlığı adına bir kamu bankasında açılan hesaba aktarılır. Bu hesaba aktarılan meblağın yüzde 10’u Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki gazetecilerin eğitimi amacıyla Türkiye Gazeteciler Federasyonuna aktarılır” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Aslan Polat Turhan Alçelik              Ahmet Demircan

          Erzurum            Giresun             Samsun

Nurettin Aktaş    İrfan Gündüz

        Gaziantep            İstanbul

BAŞKAN – Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 682 sıra sayılı yasa tasarısının çerçeve 7 nci maddesi (b) bendinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini teklif ediyoruz.

Mehmet Çiçek Şeref Malkoç           Mehmet Bekâroğlu

             Yozgat           Trabzon                Rize

 

Şükrü Ünal   Eyyüp Sanay

        Osmaniye            Ankara

Teklif:

“7/b) Ulusal yayın yapan özel radyo ve televizyon kuruluşlarının yıllık brüt reklam gelirlerinden yüzde 5 oranında ayrılacak paylar.”

BAŞKAN – Okutacağım son önerge, aynı zamanda en aykırı önerge olup, okuttuktan sonra işleme alacağım.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 682 sıra sayılı kanunun çerçeve 7 nci maddesiyle düzenlenen 3984 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin aşağıdaki (d) fıkrasının eklenmesini arz ve teklif ederiz.

“d) Radyo ve televizyon kuruluşlarına 33 üncü madde uyarınca verilecek idarî para cezaları”

 

  Devlet Bakanı

Rüştü Kâzım Yücelen

                 İçel

BAŞKAN – Sayın Komisyon?..

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI TURHAN TAYAN (Bursa) – Ekseriyetimiz olmadığı için, katılamıyoruz.

BAŞKAN – Komisyon takdire bırakıyor.

Zaten, Hükümetin önergesi.

Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Kanun hükümlerini ihlal eden radyo ve televizyon kuruluşlarına verilecek para cezalarının RTÜK’ün gelirleri arasında sayılmamasının yarattığı boşluk giderilmek istenmiştir.

BAŞKAN – Komisyonun takdire bıraktığı, gerekçesini dinlediğiniz, Hükümete ait önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Önerge kabul edilmiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 682 sıra sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun, Basın Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 7 nci maddesinde yer alan “Üst Kurulun giderleri şunlardır” başlıklı ilgili 12 nci maddesinin “Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun yıllık bütçesinden harcanamayan miktar” şeklinde başlayan beşinci fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Saffet Arıkan Bedük (Ankara) ve arkadaşları

“Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun yıllık bütçesinden harcanamayan miktarın yüzde 95’i yıl sonunda yurt içerisinde kültür ve tabiat varlıklarının, yurt dışında Türk Kültür varlıklarının korunması ve ihyası amacıyla Kültür Bakanlığı adına, yüzde 5’i Anadolu basınının güçlendirilmesi ve hizmetiçi eğitimi için Gazeteciler Federasyonu adına, bir kamu bankasına yatırılır. Bu hesaptan yapılacak harcamalara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.”

BAŞKAN – Sayın Komisyon?..

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI TURHAN TAYAN (Bursa) – Katılamıyoruz.

BAŞKAN – Katılamıyorsunuz, sayınız yok.

Sayın Hükümet?..

DEVLET BAKANI RÜŞTÜ KÂZIM YÜCELEN (İçel) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Katılmıyorsunuz.

Önergesinin gerekçesini arz ve izah etmek üzere Sayın Bedük; buyurun efendim.

Süreniz 5 dakika.

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Ankara) – Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanun tasarısının 7 nci maddesi RTÜK ile ilgili gider kalemlerin ihtiva etmektedir. Esasen, bu kanun tasarısıyla ilgili çekincelerimizi müteaddit defalar ifade ettik.

Türkiye’de en önemli sorun demokratikleşmedir, demokrasi standartlarını geliştirmektir ve demokrasinin en önemli unsuru olarak da siyaset ve basındır. Siyaset ve basın itibar kaybetmektedir; dolayısıyla, siyaset ve basınla ilgili olarak yeni düzenlemeler getirirken, onları güçlendirici; ama, hiçbir suretle onların çıkarları istikametinde herhangi bir teklif veya bir düzenleme getirmeden yapılacak olan bir değişikliği fevkalâde olumlu buluyoruz; ama, getirilen bu değişiklik, gerçekten bir taraftan bazı kesimlerle ilgili çıkar sağlayıcı; ama, medyayı ise, ikiye bölen bir kanun tasarısıdır. Biri, genel basın, genel medya; biri de yerel basın, yerel medya. Yerel medya veya genel medya diye ayırım yapmak; aslında, demokrasiye aykırı, insan haklarına aykırıdır. Özgürce bilgi edinme hakkını sağlayan basın, bir bütündür. Bir bütün olan basının, demokratik bakımdan daha fazla güçlendirilmesi ve onların çalışanları dahil, teknolojilerini geliştirecek, yenileyecek birtakım düzenlemelere de destek olması gerekirken, maalesef, yerel basını köstekleyici, yerel basının gerçekten görevini yapamayacak bir duruma gelmesine neden olan birkısım düzenlemelerin bulunmasını, doğrusunu isterseniz fevkalâde yadırgıyoruz ve demokrasi açısından da büyük bir darbe olduğu kanaatini taşıyoruz.

Değerli milletvekilleri, bu tasarı, aynı zamanda, medyayı siyasal iktidarların güdümüne sokmakta ve aynı zamanda, Avrupa Birliği standartlarının da dışına çıkarmaktadır. Avrupa Birliği, tekelleşmeyle ilgili, tekelleşmenin önünü alıcı birkısım düzenlemelerle ilgili çalışmalar yapmaktayken, biz bunun önünü açıyorsak, o zaman bazı sıkıntılar da yaratıyoruz demektir.

Radyo ve televizyonlardan elde edilen para cezalarının fazlalığı, özellikle yerel medyadan alınan 10 milyardan 125 milyara kadar varan para cezaları fevkalade yanlıştır; ama, bütün bunlara rağmen, ben, basında çalışanların sosyal güvenliklerinin olmamasını, aynı zamanda, Başbakanı basın mensubu olan bir hükümetin eksikliği olarak değerlendirdiğim ve basının hem kendi içinde kuvvetlenmesi hem de hizmet içi eğitimlerle kendine dönük birkısım düzenlemeler yapması ve standartlarını geliştirmesi için bir önerge sunmuş oluyorum.

Gazeteciler Federasyonu, Dernekler Kanununun 59 uncu maddesine göre kurulmuş ve bu federasyon, insan hakları, özgürlükçü ve çoğulcu demokrasi kuralları, millî, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışı çerçevesinde, kendi çalışanlarına, kendi mensuplarına, gerek hizmet içi eğitim ve gerekse daha iyi standartta çalışmalarını sağlayacak ortamı hazırlama açısından kurulmuş olan bir örgütlenmedir veya bir federasyondur. Dolayısıyla, devletin, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, halkın gerçekleri öğrenme hakkına sahip çıkmayı kendisine ilke edinmiş olan Gazeteciler Federasyonu, kuruluşundan bu yana yaptığı genel kurullarda sağlanan katılımlarla, Türkiye’nin her bölgesinden 58 Gazeteciler Cemiyetini bir çatı altında toplamıştır. Bugün Gazeteciler Federasyonuna 7 000’den fazla basın mensubu üye bulunmaktadır.

Türk basınını, özellikle Anadolu basınını gerçek anlamda temsil eden üst kuruluş olan Gazeteciler Federasyonu, omuzlarında taşıdığı bu sorumluluğun gereğini yerine getirebilmek için, başta, üyelerinin meslek içi ve yabancı dil eğitimleri olmak üzere, yaşadığımız çağın gereği olan modern iletişim teknolojisinden yararlanmalarını sağlamak amacıyla projeler hazırlamaktadır. Yaygın medya mensupları, kurumsal avantajlarından yararlanarak, meslekte kendilerine ilerleme olanağı sağlayacak yabancı dil öğrenme, meslek içi eğitim ve teknolojik gelişimleri izleme ve uygulamalarını yapabilme olanaklarına sahiptirler. Yerel medyamız ise, tüm bu olanaklardan yoksun bir şekilde eğitim alamadan, kendini de yenileyememektedir. Gazeteciler Federasyonu, bunların dışında, Avrupa Birliğine geçiş sürecinde ve Türkiye’nin yurtdışı tanıtımı konusunda projeler geliştirmekte ve onlarla ilgili diyalog kurmakta ve bir araya gelmek suretiyle meslekî sorunların tartışılmasına kadar gitmektedir.

İşte, değerli milletvekilleri, Türkiye’de son yirmi yıldır sadece teknolojiye yatırım yapılmış, insana yatırım yapılmamış, ben, Gazeteciler Federasyonuna, özellikle, RTÜK yasasının bu “giderler” bölümünde yüzde 4 nispetinde, yüzde 5 nispetinde eğer bir pay verilirse, çalışanlarımızın Avrupa Birliği standartlarında eğitim ve öğretim göreceklerini ve kendi akranlarıyla...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Bedük, 1 dakika içinde toparlayınız efendim.

Buyurun.

SAFFET ARIKAN BEDÜK (Devamla) - ...kendi meslektaşlarıyla yarışabilecek, yani, hem ulusal hem uluslararası bazda kendini yetiştirecek bir noktaya ulaşabileceklerini değerlendirdiğimden, bu  maddedeki değişiklik önergemi vermiş bulunuyorum. Eğitim, tanıtım ve kamu yararı ağırlıklı olarak, Gazeteciler Federasyonu tarafından tasarlanan projelerin gerçekleştirilmesi için ve sağlıklı bir şekilde, gerçekten, demokrasimize hizmet edebilmeleri için, Gazeteciler Federasyonu için getirmiş olduğum bu önergemi Yüce Heyetinizin ve tüm partilerin, olumlu bir yaklaşımla destekleyecekleri inancını taşıyor ve Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (DYP ve FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Bedük.

Hükümetin ve Komisyonun katılmadığı, gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler.. Önerge, kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

                Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

682 sıra sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun, Basın Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 7 nci maddesiyle değiştirilen 12 nci maddeyle düzenlenen üst kurulun gelirlerinin düzenlendiği maddede yer alan “Radyo ve Televizyon Üst Kurulun yıllık bütçesinden harcanamayan miktar, yıl sonunda yurt içinde kültür ve tabiat varlıklarının, yurt dışında Türk kültür varlıklarının korunması ve ihyası amacıyla Kültür Bakanlığı adına bir kamu bankasında açılan hesaba aktarılır” şeklindeki fıkranın,

“Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun yıllık bütçesinden harcanamayan miktar, yıl sonunda yurt içinde kültür ve tabiat varlıklarının, yurt dışında Türk kültür varlıklarının korunması ve ihyası amacıyla Kültür Bakanlığı adına bir kamu bankasında açılan hesaba aktarılır. Bu hesaba aktarılan meblağın yüzde 10’u Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki gazetecilerin eğitimi amacıyla Türkiye Gazeteciler Federasyonuna aktarılır”

Şeklinde değiştirilmesini arz ederiz.

Aslan Polat (Erzurum) ve arkadaşları.

BAŞKAN – Sayın Komisyon?..

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI TURHAN TAYAN (Bursa) – Katılmıyoruz efendim.

BAŞKAN –Sayın Hükümet?..

DEVLET BAKANI RÜŞTÜ KÂZIM YÜCELEN (İçel) – Katılmıyoruz efendim.

BAŞKAN - Sayın Polat...

YASİN HATİBOĞLU (Çorum) – Efendim, izin verir misiniz, imzam var.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Hatiboğlu. (FP sıralarından alkışlar)

Süre 5 dakika efendim.

YASİN HATİBOĞLU (Çorum) – Efendim, süre 5 dakika, dakikalar da 60 saniye mi?

BAŞKAN – Aynen öyle efendim.

YASİN HATİBOĞLU (Devamla) – Keşke 120 olsaydı.

Değerli Başkan, sayın milletvekilleri, RTÜK’ü yeniden düzenlemeyi hedefleyen bir tasarı getirdik. Düşünüyor, kendi kendime soruyorum: Gerçekten bu RTÜK’le, yani RTÜK’ün kuruluş tarzıyla bir yere gidemediğimiz için mi, gereken denetlemeyi yapamadığımız için mi ve gerçekten, Türkiye-AB ilişkileri açısından bir kusurumuz, eksiğimiz bulunduğu için mi, bir başka ifadeyle, meşhur deyişiyle, her ne kadar galat ise de -“galatı meşhur lügati sahihten evladır” derler- galat deyişiyle, Hamurabi Kanunlarının içinde bir düzenleme midir bu?!

Avrupa Birliği standartlarının ve Türkiye’den beklentilerinin düzenlendiği Resmî Gazeteye bakıyoruz, deniliyor ki: “RTÜK üst kurulunun Avrupa standartlarına ters düşen bir tarafı yoktur.” Gerekçemiz ne, bahanemiz ne?!

Değerli milletvekilleri, şimdi, ben şuraya gelmek istiyorum ve sayın Türkiye Büyük Millet Meclisinin Değerli Başkanına, huzurunuzda seslenmek istiyorum, milletimin huzurunda seslenmek istiyorum, egemenliğin gerçek sahibinin huzurunda seslenmek istiyorum: Değerli milletvekilleri, İçtüzüğü kuşa döndürdük, muhalefet konuşmasın, sussun, biz ne istersek o geçsin diye. O yetmedi, denetim yollarını tıkadık; salı günleri denetliyor muyuz, denetleniyor muyuz; hayır. Peki, bu RTÜK Kanunu ne maksatla çıkarıldı, bu kanunun, yani 3984 sayılı Yasanın kapsam ve amacı ne; denetleme değil mi?! Yani, biz, kendisi, denetlemeden; hükümet, denetlemekten kaçtığı bir ortamda; kendisi, denetlemeyi bizzat yapması lazım gelirken yapmadığı ortamda denetleyecek kurullar oluşturuyoruz! Kim inanır bize! Yapmayın değerli milletvekilleri, değerli arkadaşlarım!

İçtüzüğün 59 uncu maddesi açık. Biz denetimden kaçtık; aylardır denetim yapmıyoruz. Beyler, sonra da hırsızlıktan şikâyet ediyoruz, sonra hortumlamadan şikâyet ediyoruz, sonra vurgundan şikâyet ediyoruz. Denetlemezseniz olmaz. Bakınız, insanın iki denetici gücü vardır: 1. Hukukî düzenlemeler. 2. Şuranıza, aha şuranıza, yüreğinize, vicdanınıza yerleştirdiğiniz denetçidir. Bütün insanlara bu denetçiyi koyabildiyseniz bir diyeceğim yok. Bu, eğitimle olur; ama, bu eğitim sistemiyle olmaz, olmadı, olmuyor, olmayacak. O zaman, kanunî düzenlemeler kalıyor. Kanunî düzenlemeleri yaptınız, o kanunun gereğini yerine getirecek denetlemeyi yapmıyorsanız bunun ne anlamı var!

Değerli milletvekilleri, o zaman, hırsızdan, hırsızlıktan, hortumdan hortumlamadan şikâyetçi olma hakkımız yok. Milletimize derdimizi anlatamayız.

Bir başka şey var; çok önemli: Bakınız, İçtüzüğün 59 uncu maddesi... Anayasanın 95 inci maddesinde deniliyor ki: “Türkiye Büyük Millet Meclisi, yaptığı İçtüzüğe göre çalışır.” 59 uncu maddesinde “Meclis Genel Kuruluna duyurulmasında zaruret görülen olağanüstü acele hallerde beşer dakikayı geçmemek üzere, milletvekillerine gündemdışı konuşma hakkı verilir, imkânı verilir” deniliyor; takdir sayın başkanındır; ama, hayır, bu imkânı elimizden alamazsınız. Sayın Başkan Ali Ilıksoy’u Başkanlık Kürsüsünden tecrit ederek bir kenara koyuyor, saygımın mütemadi olduğunu ifade ederek, Başkanlığa sesleniyorum: Buna hakkınız yok sizin!.. Hiçbir Başkanın buna hakkı yok!.. Ben milletvekiliyim... İçtüzüğü değiştirdiniz; maddelerde milletvekili konuşamaz; tümü üzerinde milletvekili konuşamaz; bir gündemdışı konuşması kaldı...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun.

YASİN HATİBOĞLU (Devamla) – Yani, elinde, sadece bir dua ve temennisi kaldı; onu da siz alıyorsunuz; yani, Başkanlık alıyor. Bunu yapmaya hakkınız yoktur.

Bakınız değerli milletvekilleri, Samsun 19 Mayıs Üniversitesinde olaylar oluyor; orada birisi -nasıl söyleyeyim; edebim müsaade etmiyor; aklımdan geçen kelimeleri, nitelendirmeleri kullanmaya edebim müsaade etmiyor- çıkıyor, diyor ki öğrencilere: “Kur’an dersinden sınıf geçmek istiyorsanız, Onuncu Yıl Marşını ezberleyin gelin, sonra, sizi Kur’an dersinden imtihan edeyim; yahut, Kur’an dersini geçesiniz.” Sayın Gülay Göktür’e huzurunuzda teşekkür ederim; o yazıyor; ben söylemiyorum; böyle bir mantık olur mu?! Gerekçesi Sayın Dekanın neymiş biliyor musunuz: Devletiyle, milletiyle barışık bir toplum yapmak istiyormuş!.. Bu ne kafa Allahınızı severseniz, bu ne mantık?! İnsanların inancına tasallut ederek devletiyle barıştırmak nerede görülmüştür?!

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

YASİN HATİBOĞLU (Devamla) - Sayın Başkan, bir cümle okuyup bitireceğim.

BAŞKAN – Efendim, süre uzatmıyorum. Bir sefere mahsus, ek 1 dakika veriyorum.

Teşekkür ediyorum Sayın Hatiboğlu.

YASİN HATİBOĞLU (Devamla) – Söz benim değil efendim, onun için...

BAŞKAN – Efendim, ben, 1 dakika ilave ediyorum; çünkü, Genel Kurulun belirlediği İçtüzük bu. Ben, yetkilerimi ve şeyi biliyorum.

YASİN HATİBOĞLU (Devamla) – Peki efendim... Üzmeyin kendinizi efendim...

BAŞKAN – Hayır... Zatıâliniz her zaman konuşabilirsiniz.

YASİN HATİBOĞLU (Devamla) – Teşekkür ediyorum. Cenabı Allah o fırsatı verir.

Saygı sunuyorum.

BAŞKAN – Komisyonun ve Hükümetin katılmadığı, gerekçesini Sayın Hatiboğlu’ndan dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunacağım; Sayın Genç’in istemi üzerine, karar yetersayısı arayacağım.

Önergenin oylama işlemini elektronik cihazla yapacağım ve 3 dakikalık süre vereceğim.

TURHAN GÜVEN (İçel) – Sayın Başkan, buna bir esas koyalım. Birinde parmak hesabıyla, bir diğerinde elekronik cihazla yapılıyor.

BAŞKAN – Sayın Güven, o benim takdirimde.

TURHAN GÜVEN (İçel) – Takdiri yanlış yorumlamayalım.

BAŞKAN – Yok, yok, yorumlamıyorum... İhtilafa sebebiyet vermeyecek durumlarda...

TURHAN GÜVEN (İçel) – Takdir doğru olandır; yanlışın takdiri olmaz.

BAŞKAN – Elektronik cihaz doğruyu söyler; bilemiyorum... Acaba yanlış mı söylüyorum...

TURHAN GÜVEN (İçel) – Zaman kazanmaktan başka bir şey mi bu yani?!

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, bu süre içerisinde sisteme giremeyen arkadaşlarımızın teknik personelden yardım istemelerini, buna rağmen giremeyen arkadaşlarımızın, belirlenen süre içerisinde oy pusulalarını Başkanlığımıza göndermelerini, o arada vekâleten oy kullanacak Sayın Bakan var ise, hangi Bakana vekâleten oy kullandığını, oyunun rengini ve imzasını havi oy pusulasını, yine, belirlenen süre içerisinde Başkanlığımıza ulaştırmalarını rica ediyorum.

Oylama işlemini başlatıyorum.

TURHAN GÜVEN (İçel) – Sayın Başkan, bu açıklamaları da, İçtüzüğe koyalım, 30 saniyeden fazla bu açıklama olmasın. 2 dakikadan beri bu anlatılıncaya kadar...

BAŞKAN – Sayın Güven, aceleniz ne?! İsteğinizin yerine getirilmesinden huzursuz musunuz?

TURHAN GÜVEN (İçel) – Hayır efendim. 30 saniyeden fazla açıklama olmasın diyorum.

BAŞKAN – O zaman, konuşma süresini de uzatmam.

TURHAN GÜVEN (İçel) – Bir hakkın suiistimalini kanun himaye etmez; ama, himaye ediyorsunuz...

BAŞKAN – Kanun himaye etmez; neyi himaye ediyorum...

3 dakika süre veriyorum.

(Elektronik cihazla oylamaya başlandı)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Medya patronları size telefon ettiler herhalde Sayın Başkan...

BAŞKAN – Sayın Genç, size, ben, konuşma imkânı vermedim. Yerinizden de sataşma hakkından vazgeçin; bu, size tarz değil; Genel Kurula yakışmıyor, size yakışabilir. Siz, orada konuşmakla neyi yapmak istediğinizi...

KAMER GENÇ (Tunceli)- Benim konuşma hakkım var...

BAŞKAN - Konuşmayın efendim; size, söz hakkı verdim mi ben?

KAMER GENÇ (Tunceli)- Milletvekilinin konuşma hakkı var...

BAŞKAN – Kibar olun bir sefer; şu Meclise yakışın biraz, yakışın...

KAMER GENÇ (Tunceli)- O kürsü size hiç...

BAŞKAN –Siz, bu Meclise yakışmaya çalışın, kendinizi zorlayın biraz, Meclisin adabına yakışmaya çalışın. (DSP sıralarından “Bravo”sesleri; DSP ve MHP sıralarından, alkışlar)

KAMER GENÇ (Tunceli)- Burada en kötü yönetimi siz gösteriyorsunuz. Bu Meclise kimin yakışmadığını Genel Kurulun takdirine sunuyorum.

BAŞKAN –Oylamaya sunalım...

KAMER GENÇ (Tunceli)- Burada değil; halka gidelim halka...Tabiî, iktidar grubu beni yakıştırmazsa ben bundan onur duyarım.

(Elektronik cihazla oylamaya devam edildi)

 

 

 

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, önerge kabul edilmemiştir; karar yetersayısı vardır.

Son önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 682 sıra sayılı yasa tasarısının çerçeve 7 nci maddesi (b) bendinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini teklif ediyoruz.

       Mehmet Çiçek (Yozgat) ve arkadaşları

Teklif:

“(7/b) Ulusal yayın yapan özel radyo ve televizyon kuruluşlarının yıllık brüt reklam gelirlerinden yüzde 5 oranında ayrılacak paylar.”

BAŞKAN – Sayın Komisyon?..

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI TURHAN TAYAN (Bursa) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Hükümet?..

DEVLET BAKANI RÜŞTÜ KÂZIM YÜCELEN (İçel) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Sayın Malkoç, buyurun. (FP sıralarından alkışlar)

Süreniz 5 dakikadır.

 

 

ŞEREF MALKOÇ (Trabzon) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce, Sayın Başkanıma bir hatırlatmada bulunmak istiyorum: Özellikle yoklama yaparken, sistemi açmadan, 20 saniyeyi, 30 saniyeyi, 40 saniyeyi bulan uzun konuşmalar yapıyor. Sayın Başkanım, bu tasarıda, bu gibi 20 saniyeler, 30 saniyeler ne iktidarı kurtarabilir ne de sizi kurtarabilir; böyle yanlışları yapmayan lütfen. (FP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlarım, 7 nci maddeyle ilgili verdiğimiz önergede, biraz önce de ifade ettiğim gibi, yerel radyo ve televizyonları, ulusal radyo ve televizyonlardan şu yönüyle ayırmak istiyoruz. 7 nci maddenin (b) bendinde, özel radyo ve televizyon kuruluşlarının yıllık brüt reklam gelirlerinden yüzde 5 oranında pay alınıp, RTÜK’e gelir olarak verileceği ifade edilmektedir. Ulusal televizyonların belli bir gücü var, Türkiye’nin genel reklam pastasından çok büyük oranda pay almaktadırlar veya bu aldıkları reklâmlar yeterli olmuyorsa, arkalarındaki sermaye gücü sayesinde gelirlerini, masraflarını dengelemektedirler; ancak, Anadolu’da bulunan, sayıları binleri bulan radyo ve televizyonların ise doğru dürüst gelirleri yok. Özellikle de 57 nci hükümetin uyguladığı ekonomik program neticesinde gelirleri iyice perişan olmuştur, mahvolmuştur. Bir kısım personelini de çıkarmış durumdadırlar. O açıdan, yerel radyo ve televizyonlardan bu payın alınmamasını teklif etmekteyiz.

Değerli arkadaşlarım, biz, bu teklifimizi şunun için yapıyoruz: Birçok yanlışlıklarla, eksikliklerle, hatalarla dolu olan bu önergede en azından küçük bir miktar da olsa düzeltme yapmak istiyoruz. Biz, bu tasarıya niçin karşı olduğumuzu çok açık ve net olarak günlerce burada ifade ettik. Bu tasarı, eğer kanunlaşırsa, Türkiye’nin geleceğini karartacaktır; eğer bu tasarı kanunlaşırsa, Türkiye’de demokrasiye en büyük darbeyi vuracaktır. Sermayeyi arkasına almış olan medya, yasamayı da yürütmeyi de yargıyı da inanılmayacak ölçüde baskı altına alacaktır.

Şimdi, biz, bunları buradan söylüyoruz, iktidara mensup olan arkadaşlar dinliyorlar, belki pek umursamıyorlar veya biraz sonra kanunun geçmesi için oy kullanacaklar; ama, şunu da unutmayın: 4422 sayılı Kanun burada müzakere edilirken, görüşülürken aynı uyarılarda bulunduk; ama, şimdi bakıyoruz, iktidarda bulunan partilerimizden bir tanesi, o kanunla ilgili “yandım Allah!” diye bağırıyor. Özellikle, ben, Anavatan Partisine mensup arkadaşlara bu tasarıyla ilgili bir şey söylemiyorum, çünkü, onlar, zor durumdadırlar, onların belki bazı medya patronlarına ihtiyacı vardır; fakat, şu MHP’li arkadaşlar, şu DSP’li arkadaşlar, sizin hangi medya patronlarına borcunuz var; olmadığına inanmak istiyorum...

İHSAN ÇABUK (Ordu) – Borcumuz yok bizim, öyle bir borcumuz yok.

ŞEREF MALKOÇ (Devamla) – Borcunuz yoksa, buna lütfen ret oyu verin. Ben de, medya patronlarına, borcunuz olmadığınız düşüncesiyle bunu söylüyorum; ama, eğer, bu tasarı böyle geçerse, bugün, nasıl, 4422 sayılı Yasadan şikâyet edenler varsa, yarın özellikle DSP’liler ve hassaten MHP’li arkadaşlar da bundan şikâyet edecektir. Bizim vazifemiz uyarmak; eğer, bu uyarılara kulak vermezseniz, siz bilirsiniz; ama, şu da açık ki, bu tasarı böyle geçtiği halde, diğer yanlışlıklar da bunların üzerine eklenince, öyle zannediyorum, milletvekili arkadaşlarımız sokakta rahat dolaşamayacaklardır. Tıpkı, Bakan arkadaşlarımızın gittiği toplantılarda rahat konuşamadıkları gibi; tıpkı, Sayın Başbakanın hükümetin iki yıllık icraatını değerlendirirken basın mensuplarına soru sorma hakkını, soru sorma imkânını verme cesaretini ortaya koyamadığı gibi, bu tasarı geçerse, siz de sokakta rahat dolaşamayacaksınız.

Bu kürsüden açık ve net olarak ifade ediyoruz, Fazilet Partililer olarak, Anadolu’da, köy köy, mahalle mahalle, ilçe ilçe dolaşıp, çıkardığınız bu yanlış kanunları gösterip, sizi halka şikâyet edeceğiz. Göreceksiniz, seçimlerde...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Malkoç, 1 dakika içinde toparlayın.

ŞEREF MALKOÇ (Devamla) – Bitiriyorum.

Göreceksiniz, bizim bu şikâyetlerimiz, halka bu şikâyetlerimiz tesirini gösterecek, seçimlerde de çıkardığınız bu yanlış kanunlar boynunuza takılan zil gibi olacak. Gittiğiniz köylerde, gittiğiniz ilçelerde, gittiğiniz illerde, konuştukça boynunuzda sallanacak ve suçluluğunuz ortaya çıkacak diyorum. (MHP sıralarından “Yaşa!.. Varol!..” sesleri)

Gidin de Kızılay’da onu söyleyin, gidin de köyünüzde onu söyleyin, gidin de ilinizde... Bakın, Tarım Bakanınız, Ziraat Odaları Birliğinde konuşma cesaretini bulamadı; konuşturmadılar sizi.

SEDAT ÇEVİK (Ankara) – Siz orda mıydınız?

ŞEREF MALKOÇ (Devamla) – Konuşamayacaksınız; milletin içine çıkmaya yüzünüz kalmadı çünkü. (MHP sıralarından gürültüler) Ama, yine de, biz uyarıyoruz; diyoruz ki, gelin bu yanlıştan dönün. Sizi düşündüğümüz için söylüyoruz. (MHP sıralarından gülüşmeler)

O gülmelerinizi millet görüyor, çocuğuna harçlık veremeyen insanlar da görüyor.

NİDAİ SEVEN (Ağrı) – İstismar ediyorsun!

ŞEREF MALKOÇ (Devamla) – Umarım, Genel Kurul bu yanlıştan vazgeçer diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Sayın Hükümetin ve komisyonun katılmadığı, gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

7 nci maddenin oylanmasından önce bir toplantı yetersayısı isteği var, yoklama isteği var. İstemde bulunan arkadaşların salonda hazır bulunup bulunmadığını arayacağım.

Sayın Ayşe Nazlı Ilıcak?.. Burada.

Sayın Lütfi Yalman?.. Burada.

Sayın Mehmet Bekâroğlu?.. Burada.

Sayın Azmi Ateş?.. Burada.

Sayın Eyüp Fatsa?.. Burada.

Sayın Mehmet Çiçek?.. Burada.

Sayın Mehmet Ali Şahin?.. Burada.

Sayın Rıza Ulucak?.. Burada.

Sayın Nezir Aydın?.. Burada.

Sayın Ahmet Sünnetçioğlu?.. Burada.

Sayın Mustafa Baş?.. Burada.

Sayın İlyas Arslan?...

NURETTİN AKTAŞ (Gaziantep) – Tekabbül ediyorum.

BAŞKAN – Sayın Aktaş tekabbül ediyor.

Sayın Şükrü Ünal?.. Burada.

Sayın Fethullah Erbaş?.. Burada.

Sayın Musa Uzunkaya?.. Burada.

Sayın Yakup Budak?.. Burada.

Sayın Veysel Candan?.. Burada.

Sayın Eyyüp Sanay?.. Burada.

Sayın İsmail Alptekin?.. Burada.

Sayın Faruk Çelik?.. Burada.

Değerli milletvekilleri, elektronik sistemle yoklama yapacağım.

İsmini okuduğum arkadaşlarımın sisteme girmemelerini rica ediyorum.

Yoklama 3 dakikalık süre vereceğim.

Bu süre içerisinde sisteme giremeyen arkadaşlarımızın teknik personelden yardım istemelerini, buna rağmen giremeyen arkadaşlarımız olursa, belirlenen süre içerisinde yoklama pusulalarını Başkanlığımıza ulaştırmalarını rica ediyor, yoklama işlemeni başlatıyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayımız vardır.

7 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.

8 inci maddeyi okutuyorum:

 

MADDE 8. – 3984 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Gelir ve cezaların tahsili

Madde 13. – 12 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde öngörülen reklam gelirlerinden ayrılacak paylar, elde edildikleri ayı takip eden ayın en geç 20’sinde; (a) bendine göre ödenecek TV kanal ve radyo frekansı yıllık kira bedeli her yılın Ocak ayının en geç 20’sinde; 33 üncü maddede belirtilen idarî para cezaları da cezaların tahakkukunu müteakip ilgili yayın kuruluşları tarafından ödenir.

Ödemede gecikilmesi halinde, ilgili yayın kuruluşu uyarılarak 7 gün içinde ödeme yapması istenir. Yapılacak ihtara rağmen ödeme yapılmaması halinde, Üst Kurulca ödeme yapılıncaya kadar yayının durdurulmasına karar verilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen tarihlerden itibaren iki ay içinde ödeme yapılmazsa, Üst Kurulca yayın izninin ve lisansın iptaline karar verilir ve ödenmeyen kurum geliri icra yoluyla tahsil olunur. Gecikilen ödemeler için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.”

 

BAŞKAN – 8 inci maddeyle ilgili olarak, Fazilet Partisi Grubu adına İstanbul Milletvekili Sayın Mehmet Ali Şahin söz istemiştir.

Buyurun Sayın Şahin.

 

 

FP GRUBU ADINA MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; hepinize saygılarımı sunuyorum.

Görüşmekte olduğumuz kanun tasarısının çerçeve 8 inci maddesiyle yeniden düzenlenen RTÜK Yasasının 13 üncü maddesindeki değişiklik üzerinde Fazilet Partisi Grubunun görüşlerini arz etmek için huzurunuzdayım.

Biraz önce de okunduğu gibi, bu madde, halen yürürlükteki kanunda değişik bir şekilde ifade ediliyor “reklam gelirlerinin ödenmesi” şeklinde düzenlenmişken, tasarı “gelir ve cezaların tahsili” şeklinde bir kenar başlık ortaya koyuyor.

Biraz önceki 12 nci maddede ifade edildiği gibi, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun gelirleri var. Bu gelirlerin içerisinde en önemlilerinden bir tanesi, yıllık brüt reklam gelirlerinden yüzde 5 oranında alınan pay. Şimdi, getirilen yeni düzenlemeyle, birtakım idarî para cezaları da bu gelirler arasına alınıyor. Gelir ve cezaların tahsiliyle ilgili bu maddede, bu paraların, bu gelirlerin, bu idarî para cezalarının zamanında ödenmemesi halinde ne gibi yaptırımları olacağı yeniden düzenleniyor. Yedi gün içerisinde ödenmemesi halinde yayın durdurulurken, şimdi, yedi gün içerisinde ödenmemesi halinde yayın durdurulduğunda iki ay içerisinde de bu para ödenmezse, lisans iptal ediliyor ve böylece, radyo ve televizyonlar için, bize göre, çok ağır bir müeyyide getirilmiş oluyor.

Gayet iyi biliyoruz ki, özellikle bölgesel yayın yapan, yerel yayın yapan radyo ve televizyon kuruluşları, bu brüt reklam gelirlerinin üzerinden yüzde 5’i dahi ödemekte güçlük çekiyorlar. Şimdi, bunlara yeni birtakım idarî para cezaları getirilmek suretiyle -33 üncü maddede, ileride görülecektir- herhalde, bu tasarı, Türkiye’de, çeşitlilik, çokseslilik ortadan kaldırılarak, medya dünyasında da bir tekelleşmeye doğru gidişi amaçlamıştır diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlarım, böyle bir durum, sadece medya dünyasında bir tekelleşmeyi doğurmaz; aynı zamanda, ekonomik alanda da tekelleşmeyi getirir, siyasî alanda da tekelleşmeyi getirir ve dolayısıyla, Türkiye’de çokseslilik ve çeşitlilik ortadan kalkar ve tek ses halinde, bu ülkedeki insanlar yönlendirilmeye, bilgilendirilmeye çalışılır. Bu, Türkiye’de demokrasinin de köküne kibrit suyu dökecek olan bir düzenlemedir.

Değerli arkadaşlarım, eğer, bu tasarı, bu şekilde gerçekleşirse, kamu görevini istismar edenler ile basın görevini çıkarları için kullananların işbirliğinde haksız birtakım kazanımlar elde edilebilir, birbirlerini kollamalar söz konusu olur.

Değerli arkadaşlarım, buna çok çarpıcı bir örnek, dün, gazetelerde çıktı. “Arka bahçe alarmı” diye, dün, bir gazete manşet atmıştı, çok satan gazetelerden biri ve devam ediyordu: “İstanbul’da bir İslam cumhuriyeti” ve bugün, bu gazete, bu yayınına devam ediyor. Güya, İstanbul Valiliği bir araştırma yapmış. Bu araştırmaya göre, İstanbul’da, 200 000 kişinin yaşadığı Sultanbeyli İlçesinde 100’den fazla cami varken, ilçede 4 lise varmış. İstanbul Valiliğinin raporuna göre, bu, orada irticanın varlığının bir deliliymiş.

Şimdi, buradan Sayın Valiye sesleniyorum. Siz, Sultanbeyli’ye lise yaptınız da, Sultanbeylililer “hayır, yapmayın” mı dedi? (FP sıralarından alkışlar)

Şuna bakınız. Buna rağmen şu çelişkiye bakınız. Sarhoşluktan kaynaklanan suç oranı da çok yüksekmiş Sultanbeyli’de. Hem camilerin sayısından şikâyet edeceksiniz, karşılığında diyeceksiniz ki “ya, burada sarhoş çok.” Bu ne yaman çelişkidir Allahaşkına!

Şu ibarelere bakınız, şu cümlelere bakınız: “Beyoğlu gibi yerlerde konsomatris veya bar kadını olarak çalışanların yüzde 40’ının Sultanbeyli’de yaşadığı söyleniyor.” İstanbul Valiliğinin bu raporuna göre, Sultanbeyli’de yaşayan hanımların önemli bir bölümü hayat kadını.

Sayın Valiyi protesto ediyorum, bu raporu hazırlayanları protesto ediyorum! (FP sıralarından alkışlar)

Sultanbeyli’de yaşayan insanlar, Gaziosmanpaşa’da yaşayan insanlar, Anadolumuzun değişik yerlerinden; Van’ından, Trabzon’undan, Erzurum’undan gelmiş, orada nasıl yaşıyorlarsa, İstanbul’da da, Sultanbeyli’de de, değişik ilçelerinde de öyle yaşayan insanlardır. Onların kılık kıyafetlerine bakarak, şu cümleyi söylemekten utanmıyor musunuz? Diyorlar ki: “Semt sakinlerine göre Sultanbeyli’de suç işleyen çok insan var; ancak, çarşaf bunları örtüyor.” Kadınların üstlerindeki kıyafetleri bu suçları örtüyormuş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Şahin, 1 dakika içerisinde toparlayın.

MEHMET ALİ ŞAHİN (Devamla) – Sayın Başkanım, tamamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, birileri, bir şeyle, bir şeyleri örtmek istiyorlar; ama, bu ülkede yaşayan insanlar değil, o namuslu, dürüst insanlar değil, sabahtan akşama kadar çalışarak, çocuklarının nafakası peşinde koşan o namuslu insanlar değil. İstanbul Valisi, üçkâğıtçılıklarının, soygunlarının üzerini bu sözde irtica raporlarıyla örtmek istiyor; amaç budur. (FP sıralarından alkışlar)

Geçen gün de söyledim; 15 000 civarındaki servis aracıyla ilgili almış olduğu karar, oradaki 15 000 aileyi perişan etmiştir. Trafik Vakfıyla topladığı paraların hesabını verememektedir; sokak çocukları adına toplanmış olan paraların hesabını verememektedir. Şimdi, İstanbul’da kalabilmek için, böylesine “sözde irtica” raporlarıyla, irticayla en iyi mücadeleyi ben yaparım demek suretiyle, birtakım medya patronlarını da kullanmak istemektedir.

Sayın Başbakanı, sayın başbakan yardımcılarını ve İçişleri Bakanını, İstanbul’da yaşanan bu durumla ilgili göreve davet ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (FP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkürler Sayın Şahin.

Doğru Yol Partisi Grubu adına, Antalya Milletvekili Sayın Mehmet Baysarı; buyurun efendim. (DYP sıralarından alkışlar)

Süreniz 5 dakikadır.

 

 

DYP GRUBU ADINA MEHMET BAYSARI (Antalya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun, Basın Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 8 inci maddesi üzerinde, Doğru Yol Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.

Görüşmekte olduğumuz tasarının 8 inci maddesi, 13.4.1994 tarihli 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin içeriğinde ve başlığında değişiklik yapan bir çerçeve maddedir. Gelir ve Cezaların Tahsili başlığını taşıyan madde, televizyon gelirlerinden RTÜK’e ayrılacak olan paylar, televizyon ve radyoların yıllık frekans kira bedelleri ile idarî para cezalarının ödenmesinde uygulanacak usul ve esasları düzenlemektedir. Maddeyle, Üst Kurulun gelirlerinin ne şekilde tahsil edileceği ve ödemede gecikme olması halinde uygulanacak yaptırım öngörülmektedir. Buna göre, ilgili kuruluş, ödemede gecikmesi halinde, önce uyarılacak ve yedi gün içerisinde borcunu ifa etmesi istenilecektir. Bu uyarıya rağmen borcunu ödemeyen kuruluşun ise, faaliyeti, ödemeyi yapana kadar durdurulacaktır; bilinen tabirle, ekranlar kararacaktır. Nihayet, iki aylık bir süre zarfında da ilgili kuruluş yükümlülüğünü yerine getirmezse, bu kez uygulanacak yaptırım, lisans iptaline kadar gidecektir.

Öncelikle, burada eleştirilecek ilk nokta, RTÜK’ün ekran karartma uygulamaları ki, kamuoyunda hep haklı şikâyet ve eleştirilere konu olmuştur; bu durum da sürmeye devam edecektir. Oysa, bunun yerine, ağır para cezası veya eğitici trafik, sağlık gibi program yayınlama zorunluluğu getirilebilirdi. Bu sonuncusu, ekran karartmaya göre, en azından daha çağdaş bir yaklaşım olurdu; ancak, maddede Üst Kurul gelirlerinin tahsilinde öngörülen sürelerin netleştirilmiş olması ve 2914 sayılı Kanuna göre daha kısa ve belirgin hükümlere bağlanmış olması, olumlu bir değişiklik olacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüştüğümüz bu tasarı, esas komisyon olarak Anayasa Komisyonu tarafından sonuçlandırılıp rapora bağlanmıştır; ancak, burada, tam üzerinde söz aldığım 8 inci maddeyle ilgili bir yanlışlığı dikkatinize sunmak istiyorum: Konuşmama hazırlık amacıyla yaptığım incelemede, görüşmekte olduğumuz sıra sayısının 8 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde bir anlatım bozukluğu bulunmaktadır. Hükümetin teklif ettiği metindeki “ilgili” sözcüğü, Komisyondan geçerken “ilgi” olarak yanlış yazılmıştır. Kanun dili açısından son derece önemli olan bu redaksiyon hatasının Genel Kurulda düzeltilmesi gerekmektedir. Elimizdeki metinde, birinci fıkranın son cümlesi “müteakip ilgi yayın kuruluşu tarafından ödenir” biçimindedir; buradaki “ilgi”, “ilgili” biçiminde düzeltilmelidir.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; radyo ve televizyon yayınlarının düzenlenmesi ve denetlenmesinde önemli roller üstlenen Radyo Televizyon Üst Kurulu, 1994 tarihli kanunla, Meclisimizin sunduğu çerçeve içerisinde ve bizim verdiğimiz görevleri yerine getirmektedir. Üst Kurulun yönetim yapısından ve kuruluş yasasındaki hükümlerden kaynaklanan bazı uygulamalarını eleştirmek yerine, kanunda yapacağımız değişikliklerle, kuruma daha çağdaş bir hizmet anlayışı kazandırmak gerekmektedir.

RTÜK Kanunundan kaynaklanan ekran karartma cezaları son çarede başvurulan bir yaptırım olmalı. Öncelikle para cezası ve benzeri yollar düşünülmelidir. Bunlar, kanundaki sadece teknik konulardaki aksaklıklar olarak ifade etmek istediğim başlıklardır; ama, esas olarak, bugüne kadar çıkardığımız kanunlarda ve soruşturma önergelerinde neler olmuş, kısaca, ben, bir göz atmak istiyorum.

Değerli arkadaşlar, bir Af Kanunu gündeme getirdik. Bir milletvekili arkadaşımız kanunun aleyhine konuştu diye partiden ihraç edildi. Yine, bir bakan için verilen bir soruşturma önergesinde, iktidara mensup 80 milletvekili arkadaşımızın bu önergenin lehinde veya aleyhinde oy kullanmadığını ve Mecliste Genel Kurul çalışmalarına katılmadığını görüyoruz. Yine, aynı soruşturma önergesinde, iktidar partilerine mensup 22 milletvekili arkadaşımızın önergenin kabulü yönünde oy kullandığını biliyoruz. Bugünkü tasarıda ise, günlerdir yaptığımız çalışmada, hâlâ, karar yetersayısı ve toplantı yetersayısı bulamadığımız için bu Meclisin tatile girip çıktığını biliyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Baysarı, 1 dakika içinde toparlayınız efendim.

MEHMET BAYSARI (Devamla) – Demek ki, ortada görünen bir yanlışlık var. Bir yanlışlık, çıkardığımız bu kanunlarda iktidara mensup milletvekili arkadaşlarımızın da içine sinmeyen noktalar veya konular var demektir. O zaman, Yüce Meclisin bu kanunları çok daha titizlikle ele alıp, özellikle iktidar partilerine mensup milletvekili arkadaşlarımızın, bu tutumlarının neden böyle olduğunu araştırması gerektiği kanaatindeyim. Demek ki, bu tasarının, hakikaten, milletin içine sinecek, hatta ve hatta, Meclisin içine sinecek yapıda bir kanun tasarısı olmadığını düşünüyor, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (DYP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederiz Sayın Baysarı.

DEVLET BAKANI RÜŞTÜ KÂZIM YÜCELEN (İçel) – Sayın Başkan...

BAŞKAN - Buyurun Sayın Bakanım.

DEVLET BAKANI RÜŞTÜ KÂZIM YÜCELEN (İçel) – Sayın Baysarı’nın konuşmasında ifade ettiği birinci paragrafın son satırındaki “ilgi” sözcüğü, hükümet tasarısında ve komisyondan gelen metinde “ilgili” olarak yazılmasına rağmen, basım hatası olarak “ilgi” yazılmıştır.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Baskı hatası “ilgili” olarak düzeltildi efendim.

Madde üzerinde üç adet önerge vardır; önergeleri geliş sıralarına göre okutacağım, sonra aykırılık sıralarına göre işleme alacağım.

İlk önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 682 sıra sayılı tasarının çerçeve 8 inci maddesiyle değiştirilen 3984 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “12 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre ödenecek TV kanal ve radyo frekansı yıllık kira bedeli” ibaresinden sonra gelen “...her yılın ocak ayının en geç 20’sinde” ibaresinin “...her yılın ocak ayının sonu mesai saati bitimine kadar” olarak değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Mustafa Geçer Veysel Candan    Lütfi Yalman

              Hatay              Konya             Konya

Cevat Ayhan Yakup Budak           Hüseyin Karagöz

           Sakarya              Adana            Çankırı

               Yasin Hatiboğlu  Latif Öztek Fahrettin Kukaracı

             Çorum              Elazığ          Erzurum

Şeref Malkoç Fethullah Erbaş      Aslan Polat

           Trabzon                 Van          Erzurum

               Musa Uzunkaya

            Samsun

BAŞKAN – Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 682 sıra sayılı tasarının çerçeve 8 inci maddesiyle değiştirilen 3984 sayılı Kanunun 13 üncü maddesindeki birinci fıkrada yer alan “12 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde öngörülen ... takip eden ayın en geç 20’sin